Foto Galeri
Site İçi Arama
Çok Okunanlar
Link Bankası
Yorumlar
Piyasalar
DOLAR
3,9206
EURO
4,6064
IMKB
0.00
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Abdullah AYDIN
DEMEK Kİ
17 Haziran 2015 Çarşamba 21:20

Ab.aydinn42@hotmail.com

Ortadoğu halklarına has özelliklerimizle, üç-dört ay süren vaveyla içinde bir seçim daha geçirdik. Kimi sevindi, övündü, kimi yerindi, üzüldü. Seçim oyununun temel öznesi seçmen yurttaş ne halde? Acaba seviniyor mu, yeriniyor mu? En doğru ölçek zaman olacak galiba…

Siyasi bilinmezlik ortama hâkimken, siyasi partilerden sesler geliyor: Biz kaybetmedik, biz de kaybetmedik abi, biz barajı aştık, biz Milletvekili sayımızı artırdık, biz en büyük parti olarak çıktık bu seçimden! Kazanan kim? Kazanan da yok ortada…

Kaybeden kim? Sultanlık hayali kuranlar kaybetti. Başka? Ne hale düşürüldüğünü fark etmeyip, aynı torbaya şükür oyu dolduran geniş seçmen kitleleri kaybetti…

Tatlı hayallere kapılıyoruz zaman zaman. Nasıl bir toplum yapısı ve kültürü içinde yaşadığımızı unutuyor ve bir türlü ulaşamadığımız umutlara kapılıyoruz…

Seçim sonuçları HDP hariç, hiç kimsenin beklentilerine cevap vermedi. Hatta aşılması hayli problemli bir kaos ortamı yarattığını da düşünebiliriz. Seçim sonuçlarının tek cevabı var, Tek adamlık, Diktatörlük istemiyoruz!

Gerisi boş lâf olacağından, seçmenin dediğine göre bu ülkede

DEMEK Kİ:

·        Hukuksuzluk yokmuş.

·        Partizanlık yokmuş.

·        Despotik davranışlar yokmuş.

·        Madenlerde emekçiler ölmüyormuş.

·        Ormanlar talan edilmiyor, HES’lerle doğa kurutulmuyormuş.

·        Tarım çökmemiş, Patates, Saman ihraç eder olmuş.

·        Köylü altın çağını yaşıyormuş, ‘Efendi’ olduğunu şimdi anlamış.

·        İşsizler yaşamlarından çok memnunlarmış.

·        Asgari ücretliler bu bize yeter diyorlarmış.

·        Taşeron işçileri hayatlarından çok memnunlarmış.

·        Sigortasız çalışanlar Sosyal Güvenlik istemiyorlarmış.

·        Emekliler maaşları fazla geldiğinden kredi verir duruma gelmişler.

·        Bu ülkede On Yedi milyon yoksul yokmuş.

·        Kredi kartı borçları sorun değilmiş.

·        Enflasyon ve hayat pahalılığı yokmuş.

·        Cumhuriyetin Seksen senede yaptığı eserler, haraç-Mezat yandaşlara ve yabancılara peşkeş çekilmemiş.

·        Gazeteler, Televizyonlar çok özgürlermiş, hiçbir baskı yokmuş.

·        Gazeteciler, Yazarlar, Aydınlar hiç tutuklanmamışlar.

·        Üniversiteler özgürlük içinde bilim üretiyormuş.

·        Üniversite öğrencilerinin yurt, burs ve iş sorunu diye bir dertleri yokmuş.

·        Kimi kurumlara sahte belgelerle kumpaslar kurulmamış, insanlar zindanlara tıkılmamış.

·        Türkiye ekonomik olarak o kadar gelişmiş ki, Altı Yüz Milyar dolar borcu yokmuş, yılda Elli Milyar dolar dış borç faizi ödemiyormuş, Dış ticaret Seksen Milyar dolar açık vermiyormuş.

·        İhaleler yandaşların çıkarına göre ayarlanmamış.

·        Bu ülkede Rüşvet hiç olmamış. Hiçbir yetkili haram paraya yanaşmamış. Dün el parasıyla yurt dışında okuyan çocuklar Gemi Filosu sahibi olmamışlar. Villalar, arsalar, Yabancı Bankalara transfer edilen milyar DOLAR’lar, EURO’lar Allah’ın inayetiymiş.

·        Komşularla hiçbir kavgamız yokmuş, ilişkilerimiz Yağlı-Ballıymış.

Seçim sonuçlarına göre, her şeyi iyi bilen seçmen (!) işte böyle diyor. Boynumuz kıldan ince. Seçmen Böyle dediyse böyledir(!) Bu gidişin sonu sizce ne olabilir?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL HABER
Video Haber
Yazarlar
Nevzat AKATA
GünayDın
Abdullah AYDIN
Doç. Dr. Birol ERTAN
Mithat Baş
Adnan YILDIZ
Röportaj
Haftanın Haberi