DÜŞÜN VE SOR KARDEŞİM

ab.aydinn42@hotmail.com

 

            Türk siyaseti yetmiş yıldır Sağ aldatmacanın elinde yan yatmış, paslanmakta olan hurda bir gemiye benziyor…

            Siyaset gemisinin yan yatmasında, Gemi kaptanlığı yaptığını sanan siyaset bezirgânlarının günahlarının yanında, bu gemide yolculuk yapmak mecburiyetinde olan yolcularında, en az, beceriksiz kaptanlar ve çıma tutmasını bilmeyen tayfalar kadar hata, suç ve aylamazlıkları var.

            Siyaset gemimiz, ülkemiz ve geminin içindeki halkımız, bilinçsiz ve sahte kaptanların elinde, aynı rotada gitmek isterken birkaç kez batma tehlikesi geçirmesine rağmen, dümeni eline geçiren beceriksiz kaptanların hâlâ aynı rotada yolculuk yapmakta ısrar etmesi ve yolcuların da bu gidişi ısrarla onaylaması ve destek vermesi, birey ve toplumsal aklın sapmalar içine düştüğünü gösteriyor… 

            Bu akıl dışı davranışıyla halkımız, sistem nasıl işlerse işlesin, sonuçları nasıl olursa olsun birileri tarafından yönlendirilmek ve yönetilmek istiyor görüntüsü veriyor. Bu akıl ve çağdışı davranış kabul edilemez, günümüz insanlığına yakıştırılamaz…

            Beş ay evvel seçim yapmışken, Kasımın başında tekrar neden seçime gidiyoruz? Neyi beceremedik, neyi yanlış yaptık da, ‘olmadı’ yeniden seçim yapalım diyoruz?

Yeniden seçimi Halk mı istedi, yoksa hükümranlık peşinde koşan biri mi?

Düşün ve sor kardeşim!

Oy verdiğimiz Partiler neden bir araya gelmezler, gelemezler?

Düşün ve sor kardeşim!

Bütün komşularımızla neden hırlaşıyoruz? Yoksa birileri ihtiraslarını tatmin etmek için bizi savaşa mı sürüklüyor?

Düşün ve sor kardeşim!

            Neden ödeyemeyeceğimiz kadar borca battık? Bu borçlarla ülke ve halk yararına ne yapıldı?

Düşün ve sor kardeşim!

On İki milyon yurttaşımız neden açlık sınırının, Otuz Milyon insanımız neden yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Toplumun ürettiği artı değeri kimler paylaşıyor?

Düşün ve sor kardeşim!

Neden Altı Milyon işsizimiz var?

Düşün ve sor kardeşim!

Köylü toprağını ve Tarımı neden terk etti de, şehir varoşlarında sığıntı gibi yaşamayı tercih etti?

Düşün ve sor kardeşim!

Emekçilerimiz neden taşeron işçiliğe, düşük ücrete, Sosyal Güvencesizliğe razı olarak çalışıyor?

Düşün v e sor kardeşim!

Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonraki o yoksulluk yıllarında halkın hizmetine sunulan Sanayi kuruluşları ve kurumları neden beleşine özelleştirildi. O kurumlardan alınan paralar nerelerde harcandı?

Düşün ve sor kardeşim!

Ülkemizdeki terörün önü neden alınamıyor? Binlerce insanımız neden öldürülüyor?

Düşün ve sor kardeşim!

Son on yılda tutuklu ve hükümlü sayısı Altmış Binden İki Yüz Yirmi Bine neden çıktı?

Düşün ve sor kardeşim!

Hukuk sistemimiz neden çöktü? Halk Mahkemelere neden güvenemez oldu?

Düşün ve sor kardeşim!

Basın ve Medya üzeride bu kadar baskı neden uygulanıyor?

Düşün ve sor kardeşim!

Yarım yamalak Demokrasi içinde, sana tanınmış yarım yamalak oy ve seçme hakkını, Yetmiş yıldır kullandığın gibi, düşünmeden bodoslama kullanırsan, gelecekte itiraz etme, ağlama hakkını bile başkalarına teslim ediyorsun demektir…

Düşünmeden kullandığın her oy hem seni, hem beni, hem ülkeyi yakıyor! Sağ ve tutucu gözünü hep açık tutuyorsun, biraz da bağımsızlık, özgürlük ve sol gözünü açsan, kendine de, ülkene de hayat vereceksin!

Bir Kasım seçimlerinde oy verirken alışkanlıklarının peşinden sürüklenme, aklınla düşün ve oy ver be kardeşim!

Yazar: Abdullah AYDIN
http://www.ordukentgazetesi.com/ sitesinden 21.05.2018 tarihinde yazdırılmıştır.