Foto Galeri
Site İçi Arama
Çok Okunanlar
Link Bankası
Yorumlar
Piyasalar
DOLAR
3,5161
EURO
4,1312
IMKB
0.00
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Buğdayla pirinç mi; yoksa yakıt mı ?
“ 4x4 jeep otomobilin deposu buğday, mısır, pirinçten üretilen yakıtla dolarsa, fiyatı da böyle olur..." diye açıklama yapanlara buradan sesleniyorum...
19 Nisan 2008 Cumartesi 18:39

“ 4x4 jeep otomobilin deposu buğday, mısır, pirinçten üretilen yakıtla dolarsa, fiyatı da böyle olur..." diye açıklama yapanlara buradan sesleniyorum...
  Kimine göre açlığımızı bastırmak için, kimine göre tüketmek için, ama sonuçta tüm canlıların yaşayabilmek için, gereksinim duyduğu temel gıdalarımız, üzerinde ne derseniz deyin, son günlerde bazı spekülatörler kirli oyunlar oynuyor..
  Bu senaryoyu yazanlar ve rol kesenler hayli tanıdık yüzler, ortalarda pek görülmeseler de siluetlerinden fark ediliyorlar..

Tarım Bakanımız Mehdi Eker, " TMO 31 bin ton çeltik satmış ama 4 firmaya değil, 70 firmaya" dese de bu alımların içinden özellikle dört firmanın çok büyük alım yaptığını belirtildiğinde "O kapasite ile alakalı bir durum. Eğer o firmaların talepleri ve fabrika kapasiteleri daha büyükse ona göre satış yapılmıştır. Gizli kapaklı bir durum değil..." diye savunmaya geçiyor..

Ama yinede Ali Cengiz oyunu belli iş ucundan kenarından sırıtıyor…
 

Geçtiğimiz yıllarda bu mihrakların, Fiskobirliğimizi parasız ve kredisiz bıraktırıp, serbest piyasada fındık fiyatlarını 1,5 milyona kadar düşürerek, kimleri ihya ettiklerini ve bir kısım gariban köylümüzü nasıl perişan ettiklerini yukarıda Allah, aşağıda herkes biliyor..

Ama tüm bu kazançlar onlara kafi gelmiyor, para hırsı bürümüş gözlerini..
  Peşinden daha büyük oyunlara başladılar, unla buğdayla başlattıkları zam sağanağını, sıvı yağdan bakliyata, pirinçten bulgura fakirin ekmeğine kan doğradılar…

O zaman fındık üreticisini stokçulukla suçlayanlar, şimdi aynı suçu işliyorlar, gözleri dönmüşçesine…
   Olan vatandaşa olmuş, kuyruklar hortlamış, ortalık toz dumana karışmış, ama yetkililer gayet rahat.

 Tarım Bakanı Mehdi Eker'e göre Türkiye'de böyle bir sorun yok.

”Hatta çok yakın bir gelecekte fiyatlar da yeniden aşağı inecek yeter ki, halkımız bir iki gün pilav yemesin pirinç fiyatları tepe taklak, aşağı düşer, görürsünüz” sözlerini kimse tınmıyor…

Şimdide asıl sorunun temelinde petrol fiyatlarındaki yükselmenin olduğunu belirtmeye başladılar.

Petrol fiyatları arttığı için, birçok ülke daha ucuz olan bioetonol ve biodizele yöneldiğini vurguladılar…

Pirinç, buğday, mısır ve patatesten bioetonol; Ayçiçeği gibi yağlı tohumlardan da Biodizel üretildiğini, bu ürünlrin gıda olarak piyasaya sürülmek yerine, yakıta dönüştürülüp satıldığını iddia ediyor, bazı uzmanlar ve siyasiler..
  

Gübre üretimi yapan devlete ait fabrikaları özel sektöre satarken, bu tüccarların gübreyi stoka çekerek, fiyatlar suni olarak yükselteceklerini, dolayısıyla üreticilerin gübre bulmakta güçlük çekeceklerini, bu nedenlerle üretimin düşeceğini, daha çok tarım ürününün ithal edileceğini, sonuçta bozuk olan makro ekonomik dengelerin daha da bozulacağı zaten baştan belliydi.

  Tarımsal üretimimiz gübresizlik ve diğer maliyetler yüzünden her geçen gün azalırken, ithal hibrit ve hormonlu gıdalarla beslenen, daha çok tüketmek için sürekli kredi kartları vasıtasıyla borçlanan bir toplum haline getirildik.
 

  Köyden ve kırsal bölgelerden büyük şehirlere göç edenlerin yanında, köyde kalanlarda tarlasında üretmeyi bırak(tırıl)ıp, maydanozdan yumurtaya, domatesten ekmeğe ve süte kadar her türlü ihtiyacını bakkaldan fırından karşılamaya başlayınca , olanlar o zaman felaket oldu..

  Sonuç olarak; yakıtı Rusya'dan, pirinci Amerika'dan gelen bu milletin pişirdiği pilavın nihayet dibi tuttu , yiyenin midesine oturdu, artık geçmiş olsun..

ithal gıdalarla 70 milyon doymaz
halil turan
bu milleti hızla 1980'den itibaren bilinçsiz ve lüks tüketici yaptılar, köylü yok oldu... İMF endüstriel toplumu yarattırdı... ülkenin iç dış borcu 500 milyar doları aştı. Patron dış güçler, nasıl emrederse öyle yapan iktidarlar sırayla gelip geçiyor, ama patron IMF ve arkasındaki güçler... Tabiki para kimdeyse güç onda, gıdasının büyük bir kesimini ithalatla karşılayan başka bir tarım ülkesi daha dünyada yoktur, yazıklar olsun bizlere.. daha ne denirki hürriyet ve özgürlüğü bir milletin elinden sadece topla tüfekle alınmıyor, işte iktisaden çöküntü ve deprem yaşayan bir milletin ve ülkenin yüzen gemisi sonuçta böyle karaya oturtulur..
20 Nisan 2008 Pazar 18:49
Akıl sorulmakta
şuayip karabay
Yazdınız yazıya tamamen katılıyorum ve onaylıyorum. Devlet 10 yılda köylünün kafasında, köylüden ne istiyor. Oda bir güneysulu gariban köylü çoçuğu. Ben ordu ikizceden fındıkcı perişan, çeltikci perişan, kısacası yaşamak için aslanın azından ekmek almak gerekir. Ben buradan yazıyorum devlet kadostro calışmalarını 2008 sonuna bitirecek. Devlet köylüye işkence yapıyor. Hiç bir kadostro genel müdürü acıklama yapmıyor. Sorarım sizlere 1954 orman haritasıyla kadostro calışması yapılırmı. Bunun neresi yenilik. Bizim köyümün 2500 dönüm arazinin 900 dönümü tarım arazisi.1600 dönümü orman. Dedemin tarım arazilerin şimdi orman oldu. Önce yasa düzenlese sonra kadostro calışmasını yapsa olmazmı. Şimdi köylü perişan karadenizde tarım arazisi az şimdi olanıda elimizden aldılar. Buyazımı okuyan aklı eren bir köylü dostu yokmu caresi ne. Ne yapılmalı bilir kişiler imza atmadıkları halde calışmalar devam ediyor. Akıl ve şikayet anlamında okunmasını istiyorum saygılarımla. Enkısa zamanda yol göstermeniz dileyi ile. kral-avcisi@hotmail.com
19 Nisan 2008 Cumartesi 22:35
ÖZEL HABER
Video Haber
Yazarlar
Nevzat AKATA
GünayDın
Abdullah AYDIN
Doç. Dr. Birol ERTAN
Mithat Baş
Adnan YILDIZ
Röportaj
Haftanın Haberi