Foto Galeri
Site İçi Arama
Çok Okunanlar
Link Bankası
Yorumlar
Piyasalar
DOLAR
3,6599
EURO
4,3238
IMKB
0.00
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
A.YILDIZ:Ordu'ya Rus Bombaları
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus kuvvetleri, Doğu Anadolu bölgesinde savaştıkları Türk birliklerini arkadan vurmak ve Karadeniz limanlarından buralara yapılan malzeme sevkiyatını engellemek amacıyla, 1916 tarihinde Trabzon’a kadar Doğu Karadeniz Bölges
30 Aralık 2010 Perşembe 09:47

 

ORDU KAZASINA RUS BOMBARDIMANLARI (1916-1918)

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Rus kuvvetleri, Doğu Anadolu bölgesinde savaştıkları Türk birliklerini arkadan vurmak ve Karadeniz limanlarından buralara yapılan malzeme sevkiyatını engellemek amacıyla, 1916 tarihinde Trabzon’a kadar Doğu Karadeniz Bölgesini işgal etmişlerdi.

Rusların Trabzon’a çıkmaları sonucunda, burada yaşayan 80.000 civarında nüfus şehri terk ederek başta Giresun ve Ordu olmak üzere daha batıdaki yerlere doğru yola çıkmışlardı.

Trabzon Valisi Cemal Azmi Bey de Trabzon Valiliği’ni Ordu kazasına naklederek görevine burada devam etmeye başlamıştı.[1]

18436

21 Nisan 1917 (21 Nisan 1333 ) tarihli

Ordu Hükümet Konağının bombalanmasına dair şifre telgraf

Böylece savaş yıllarında, limanlarından yapılan sevkiyatlar nedeniyle ayrı bir öneme sahip olan Ordu kazası, Trabzon’un işgali sonrasında ise buradan gelen mültecilerin ve vilayet yönetiminin sığındıkları bir yer olmuştu.

Trabzon’dan gelen muhacirler nedeniyle, Ordu kasabasının nüfusu beklenmedik şekilde artmıştı. Dolayısıyla iaşe sıkıntısının yanında kolera gibi salgın hastalıklar da ortaya çıkmaya başlamıştı. Vali Cemal Azmi Bey ise bir yandan bütün bu sıkıntılarla mücadele ediyor bir yandan da 3. Ordu’nun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyordu.

Ancak asıl sıkıntı ise Karadeniz’de dolaşan Rus savaş gemilerinin bombardımanlarıydı.

Rus savaş gemileri limanlara iaşe nakliyatı yapan kayıkları devamlı vuruyor bazen de sahilde bulunan kasabaları bombalıyorlardı. Bu bombardımanlar neticesinde gerek halkın gerekse 3. Ordu’nun ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük güçlükler yaşanıyor[2]ve sahilde bulunan kasabalarda büyük hasarlar oluşuyordu.

Rus savaş gemilerinin Karadeniz sahillerinde yaptıkları bu bombardımanlar ve ortaya çıkardığı hasarlar, valilikten gönderilen şifreli telgraflarla günlük olarak Dahiliye Nezaretine bildirilmekteydi.

Bu belgelerde, Rus gemilerinden Ordu kazası liman ve kasabalarına yapılan bombardımanlar ve hasarlarla ilgili bazı bilgilere de rastlanılmaktadır. Ulaşabildiğimiz belgelerde yer alan bu bilgilere ve döneme ait anılara göre 1916-1918 yıllarında Ordu kazasına yapılan Rus bombardımanları ve ortaya çıkardığı hasarlar şu şekildedir.

Perşembe (Vona) limanı ve Kiraz limanının bombalanması

17 Temmuz 1916 (4.Temmuz.1332) tarihinde batı tarafından bir Rus torpidosu Kiraz limanına gelmiş ve burada bulunan kayıkları bombalamıştır. Bu torpido daha sonra Vona limanına giderek burada bulunan kayıkları da paramparça etmişlerdi.[3]

18437

31 Mayıs 1917 (31 Mayıs 1333) tarihli

Ordu kazasına yapılan büyük bombardımana dair şifre telgraf

Giresun-Ordu arasındaki kasabaların bombalanması ve ganimet olarak alınan tayyarenin Ordu’ya getirilmesi

3 Ağustos 1916 (21.Temmuz. 1332) tarihinde, Giresun’dan hareket eden bir Rus torpidosu, Giresun’un sahil kasabalarını ve son olarak da Ebulhayır’ı bombalayarak Ordu açıklarına kadar gelmiştir. Gemi daha sonra buradan ayrılmış fakat yoğun sis nedeniyle ne tarafa gittiği anlaşılamamıştır Ayrıca telgraf tellerinin kopuk olmasından dolayı bombalanan yerlerdeki hasarlar da öğrenilememiş ve merkeze bildirilememiştir.

Bu bilgilerin verildiği telgrafta, Ruslardan ganimet olarak ele geçirilen bir tayyarenin bir önceki gece Ordu’ya getirildiği ve daha sonra Samsun’a götürüleceğinden de bahsedilmektedir. Ancak bu tayyarenin nasıl ele geçirildiği ve Ordu’ya nasıl getirildiği hakkında bilgi verilmemiştir.[4]

Kiraz limanı, Perşembe (Vona) ve Bolaman sahillerindeki kayıkların bombalanması

29. Ocak. 1917 (16.Kanunisani 1332) tarihinde, sabah saatlerinde bir Rus torpidosu açıktan Ordu limanına gelmiş, burada birkaç tur attıktan sonra Vona istikametine doğru gitmişti. Bu gemiden sonra Giresun taraflarından başka bir torpido daha Kiraz limanına gelmiş ve buradaki kayıklara beş top mermisi attıktan sonra o da Vona istikametine doğru gitmişti. Vona taraflarına giden bu gemiler o gün Vona, Yason Burnu, Bolaman kıyılarında gün boyu dolaşmışlar ve buralarda bulunan birçok kayığı bombalayarak batırmışlardır.[5]

Hükümet konağının bombalanması

21 Nisan 1917 (21Nisan 1333) tarihinde, Ordu açıklarına gelen tek bacalı bir Rus kruvazörü hükümet konağı ve yakınında bulunan askeri misafirhaneye dokuz top mermisi atmıştır.

Bombardıman sonucunda hükümet konağının balkonu tamamen yıkılmış ve müdde-i umumi (savcılık), tahrirat kalemi daireleri de ağır hasar görmüştü.[6]

Büyük bombardıman

31 Mayıs 1917 (31 Mayıs.1333) tarihinde saat dokuz gibi Vona limanından hareket eden bir Rus torpidosu Ebulhayır açıklarına gelerek önce buradaki kayıkları bombalamıştı. Bu torpido daha sonra açıklardan gelen bir motorbot ve kruvazörle bir araya gelmiş ve bunlar daha sonra Ordu limanına girerek mevzi almışlardı.

Ordu limanında mevzilenen Rus torpidosu ve yanındakiler ilk etapta Ordu kasabasına doğru 38 top mermisi atmışlar ve sonra denize doğru iki üç mil açılmışlardı. Bu sırada gemilerin birinden bir tayyare havalanmıştı. Bu tayyare yaklaşık 15 dakika Ordu kasabası üzerinde uçarak keşif yapmış ve daha sonra gemiye geri dönmüştü.

Bunun üzerine açıkta hazır bekleyen gemiler yeniden limana doğru hareket etmişlerdi. Limana geldiklerinde ise Ordu kasabasına o güne kadar yaşanmamış bir bombardımanı başlatmışlardı. Bu sefer değişik aralıklarla tam 63 top mermisini daha şehrin değişik yerlerine doğru atmışlar ve limandan ayrılarak doğu tarafına doğru hareket etmişlerdi.

Bombardımanlar kesildikten sonra yapılan tespitler sonucunda ise şehirde özellikle resmi kurumlar olmak üzere vurulmamış yer neredeyse kalmamıştı.

Hapishane, Kaza Jandarma Komutanlığı, Çarşı camisi, Duyun-ı Umumiye Binası, liman, askerlik şubesi, eski telgrafhane, muhacirlerin eşya ambarı, aşar ambarı, Gureba Hastanesinin iki şubesi ve şehrin değişik yerlerinde otuz yedi bina, büyük ve küçük oranda hasar görmüştü.

Ruslar bu bombardımanlarında, Protestan kilisesi ve kendi uyruklarından olanların oturdukları kıraathaneyi dahi vurmuşlardı.

Bombalamalar sonucunda ağır hasar gören hapishanede bulunan mahkûmlardan üç Ermeni ve bir Müslüman ölmüş, iki mahkûm da yaralanmış, çoğu adi suçlardan yargılanan 31 mahkûm da firar etmişti.

Gureba hastanesinde ise bir mülteci ölmüş, biri ağır ikisi hafif olmak üzere iki mülteci de yaralanmıştı. Yerli halktan ise bir ölü dört yaralı bulunmaktaydı.

Ruslar bu bombardımanda Gureba Hastanesini bilerek vurmuşlardı. Çünkü hastanenin çatısında denizden bile görünen bir Hilal-i Ahmer bayrağı bulunmaktaydı. [7]

Bombardıman esnasında şehirde bulunan halk ise büyük bir panikle Boztepe sırtlarına doğru kaçarak kurtulmaya çalışmışlardı. Bu arada Ruslar halkın kaçtığı Boztepe sırtlarındaki evleri de vuruyorlardı.

Savaş sonrasında Ordu İttihat ve Terakki Kulübü hakkında bilgi verilen bir telgraftan anladığımız kadarıyla kulübe ait binanın da vurularak kullanılmayacak derecede hasar gördüğü belirtilmektedir.[8] İttihat ve Terakki Kulübü büyük bir ihtimalle bu büyük bombardıman esnasında vurulmuş olmalıdır.

Çarşı yağmalanıyor

Rus bombardımanlarıyla ilgili bilgilere rastladığımız bir diğer kaynak da Fevzi Güvemli’nin anılarıdır. Fevzi Güvemli anılarında 31 Mayıs 1917 tarihli büyük bombardımanla ilgili olduğu muhtemel şu bilgileri vermektedir.

Filodan küçük boyda dört gemi ayrılmış, limana girmişti. Veryansın ediyorlardı. Çarşıdan mahalle içlerinden kara dumanlar yükseliyordu yer yer. Öğleye doğru bombardıman hafifledi. Kasabaya çevrili birkaç namlunun ağzında ara sıra bir alev parlıyor, ardından sırttan sırta yankılanarak uzaklaşan bir gürleme oluyordu. Derken bu dört gemiden en küçüğü yük iskelesine yanaştı. Bir telaş başladı orada. Uzaktan askeri sivili seçemiyorduk. İnsanlar birer kara nokta gibiydi. Çarşının görebildiğimiz sokakları da kalabalıktı şimdi, koşuşmalar vardı. Bunlar kimdi ve neler dönüyordu orada? Aradan bir süre geçti, bir haber yayıldı: Ruslar asker çıkarmış çarşıya.

Evet bize dek gelen haber gerçekti: Bunlar daha çok Ermeni kökenliydiler. Polis karakolunu yakmışlar, postanenin ve bankanın kasalarını kırmışlardı. Mağazaların kilitlerini kurşunlayarak açıyor, yanlarına sokulan kimseleri talana çağırıyorlardı... Bakkal, manifatura, hırdavat dükkanları yağma edildi.” [9]

Ordu kazasına yapılan bu bombardımanların ortaya çıkardığı hasarların bir kısmı daha sonra merkezi hükümetçe karşılansa bile çoğunluğu halk tarafından karşılanmıştır.

Ruslar çekiliyor.

Ekim 1917’de Rusya’da ortaya çıkan Bolşevik ihtilali bütün cephelerde olduğu gibi Trabzon’da da Rus birliklerin dağılmasına yol açmıştır. Aralık 1917 yılında imzalanan Erzincan Mütarekesi sonucunda ise cephelerden çekilmeye başlamışlardır.

Rusların çekilmesi ve muhacirlerin birçoğunun da geriye dönmeleri sonucunda Ordu kazası biraz rahatlamıştı. Ancak diğer cephelerde savaşlar devam etmekteydi. Genç nüfusunun tamamına yakını bu cephelerde savaşan Ordu kazası halkı, yokluk ve sıkıntılarından kurtulabilmiş değildi. Üstelik Rum ve Ermeni çetelerinin savunmasız köylere saldırıları da devam etmekteydi.

Ancak Ordulular yaşadıkları bu zor yıllara rağmen hemen sonrasında hiçbir yılgınlığa ve moralsizliğe kapılmadan asıl kurtuluşları için Milli Mücadele’nin içinde de büyük bir coşkuyla yer almışlardır.

Belgeler

___________________________

1 Doç.Dr Süleyman Beyoğlu,, Birinci Dünya Savaşında Trabzon (1914-1919), Trabzon Tarihi Sempozyumu, Trabzon 1999, s. 482

2 BOA, DH.İ.UM. nr. E 5/77

3BOA,DH.ŞFR. nr. 525/78

4BOA, DH.ŞFR. nr.527/35

5 BOA, DH.ŞFR. nr. 544/55

6 BOA, DH.ŞFR.nr. 552/15

7 BOA, DH.ŞFR. nr. 555/93

8 BOA, DH.ŞFR, nr.618/75

9 Fevzi Güvemli, Bir Zamanlar Ordu-Anılar-,Haz. İbrahim Dizman, Ankara 1999, s 34

emeginize saglik
gurhan s.
verdiginiz bu tarihi bilgiler icin size tesekkuru bir borc bilirim
30 Aralık 2010 Perşembe 16:19
ÖZEL HABER
Video Haber
Yazarlar
Nevzat AKATA
GünayDın
Abdullah AYDIN
Doç. Dr. Birol ERTAN
Mithat Baş
Adnan YILDIZ
Röportaj
Haftanın Haberi