Foto Galeri
Site İçi Arama
Çok Okunanlar
Link Bankası
Yorumlar
Piyasalar
DOLAR
3,8257
EURO
4,5096
IMKB
0.00
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sizi Gidi Sizi... 4 Nisan 1337 (1921)...
Belediye'de ve Valilikte o kadar "adam " var ki, her şeyi kutluyolar ama, bir kentin ve kendilerinin var oluşunu kutlamayı akıl edemiyorlar... Neredeyse ,"Sokakta yürüyenlerin tökezlenme günü" olsa onu kutlamaya hazır olanlar, nedense kendilerine ün
14 Mart 2008 Cuma 19:25

   Belediye'de  ve Valilikte o kadar "adam " var ki, her şeyi kutluyolar ama, bir kentin ve kendilerinin var oluşunu kutlamayı akıl edemiyorlar...

Neredeyse ,"Sokakta yürüyenlerin tökezlenme günü" olsa onu kutlamaya hazır olanlar, nedense kendilerine ünvan verilmesini sağlayan bu günü unutuyorlar...

Bakalım, bu kez bizim hatırlatarak öne geçtiğimiz bu yeni "gurur verici" Ordu Olay'ından  nasıl bir "Görev" çıkacak.  Halkın  milyonlarca Yeni Türk Lirası  birilerine, nasıl "kaynak olacak..."

Hadi bakalım "Aslan Rüsümat" çılar görev sizde....

4 Nisan 1337 (1921)"de ORDU" NUN MÜSTAKİL SANCAK (Liva) OLMASI

   Büyük Millet Meclisi'nde alınan karara göre, 4 Nisan 1337 (1921) tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 69 sayılı kanunla “Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağı'na merbut Fatsa ve Ünye kazalarının rapt ve ilhakı suretiyle Ordu Müstakil Livası teşkil olunmuştur.” diye kamuoyuna ilan olunmuştur.
  Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Mülkiye taksimatında mutasarrıf idaresinde bulunan memleket parçasına verilen ada da Liva denilirdi.

Bunun yerine Sancak da denilirdi.

Eskiden memleketin mülki taksimatı şöyle idi: Nahiye, kaza, liva (sancak), vilayet…
İlimizin bağımsız bir sancak vasfını kazanması olayını şimdiki kuşaklar olan bizler de ve bizden sonra çocuklarımız da bilmemektedir, nasıl ve ne şartlarda Ordu Sancak olabilmiştir, O gün, bugün Ordu"nun Vilayet olmasına kimler karşı çıkmış, kimler hazmedememiştir, bir görelim, tarihteki o sisli ve tozlu hatıralara doğru geri dönelim, buyurun..

     Ordu kazası, mülki idare bakımından Osmanlı döneminde Şarki Karahisara bağlı kalırken bazı Ordu"lu idareciler Şarki Karahisar da vazife yapmışlardır.

   Bunlardan, Şarki Karahisar da en son Perşembe ilçesindeki, Vonalı Rıfat Bey “Mutasarrıf vekili” olarak görev yapmıştır.
  Rıfat Bey, Koylu Hisar Kaymakamı iken buraya Mutasarrıf vekili olarak tayin edilmiştir. soyadı Vona olan bu zat zamanında Şebinkarahisar"da ilk defa “Müdafaa hukuk cemiyeti” kurmuştur.

Vonalı Rıfat Bey,1924 yılında Ordu Sancağına Vali Vekili olarak atanmış, Atatürk"ün 1924 yılı Eylül ayında yaptığı Karadeniz gezisinde, Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa"yı bu sıfatıyla karşıladıktan sonra, Valiliğe asaleten atanmıştır.

  Ayrıca, Ordu İlinin Sancak olma olayında Ordu halkının unutamayacağı ve rahmetle anması, minnet ve şükran dolu olması gereken bir şahsiyeti tanımamak ise ayrı bir eksikliktir.

   Bu şahıs, Ordu"nun müstakil bir sancak olmasının öncüsü olan, Şebinkarahisar sancağını Büyük Millet Meclisinde mebus olarak temsil eden Mesudiyeli Serdarzade Mustafa beydir ve biz Ordu"luların kalbinde ebediyen yaşayacaktır.
   Serdarzade Mustafa bey, ise II.Meşrutiyetin ilanından sonra kurulan Osmanlı Meclis-i Mebusanı"nda, Şarki Karahisar Mebus olarak bulunmuştur..

  Bu defa, 23 Nisan 1920"de, Ankara"da kurulan Büyük Millet Meclisin"de yine Şarki Karahisar Mebusu olarak görev yapmaktadır.

  23 Nisan 1920 tarihinde Ankara"da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Canik mebusu olarak bulunan, Ünyeli Hasan Fehmi Efendi"de Ordu"nun değil Ünye"nin sancak olmasına çalışmıştır..

    Meclis açılmış, 30 Kasım 1920 günü, meclisin 106.toplantısı yapılmaktadır.

    O gün ,Büyük Millet Meclisine bir mazbata sunulmuştur.

   Bu mazbatada “Giresun,Tirebolu ve Ordu kazalarından mürekkep merkezi Giresun olan müstakil Liva (sancak) teşkil edilmesi talep edilmektedir. 

    Pontus"çu Rumlara ve çetelere eşkıyalara karşı daha iyi ve ciddi mücadele edilmesi için TBMM"de Giresun"un vilayet olması yolunda karar alınmak isteniyordu.

   Milli Mücadelenin en sıkıntılı geçen o günlerinde genç Türkler askere alınıp, cephelerde çarpışırken, Karadeniz"in her yerinde cephe arkasında Rum Pontus çeteleri ile ermeni komitacılar ve asker kaçaklarından müteşekkil çeteler ortalığı kan gölüne çevirip,kasıp kavuruyorlardı.

   Bu çetelerden biri Ordu"nun Vona nahiyesinden Soytarı oğlu İsmail çetesi idi.

    1922 yılı başlarında, Şebinkarahisar Jandarma Taburu ile sivil Milis efradının başında takibe çıkan Mutasarrıf ile mahiyetini Çambaşı Yaylasında pusuya düşüren Soytarı oğlu ve çetesi bu pusuda Livanın doktoruyla birlikte 10 kişiyi vurmuş, Mutasarrıfla birlikte takip müfrezesinin bir kısmı çetenin eline düşmüştü.

    Ancak, Soytarı oğlu gerek mutasarrıf ve gerek yanındakilere hiçbir kötülükte bulunmamış, aksine saygı göstererek hepsini serbest bırakmıştır. Soytarı oğlu ,aynı yıl çetesinden ayrı kalan birkaç kişi ile birlikte Ordu"nun Ulubey nahiyesinde hükümete teslim olmuş, Mart 1923 ayında asılarak, cezalandırılmıştır.

    O tarihte Ordu ve Giresun birer kaza olup, Trabzon vilayetine bağlı bulunuyorlardı.

    Bu talep, encümenlerden teklif edildiği şekilde hiçbir değişikliğe uğramadan hazırlanan esbabı mucibe layihasıyla birlikte Büyük Millet Meclisinin tasvibine sunulmuştur.

   Her şey tamam gibiydi… Giresun müstakil bir Liva (sancak) olacak, Ordu kazası da bu yeni sancağa kaza olarak bağlanacaktı.

   Karar, meclisin 30 Kasım günlü toplantısında verilecektir. Ancak, Dahiliye Encümeni mazbatasında bu teklif, (tek) muhalife karşı kabul edilmiştir.

Mazbataya muhalefet şerhi koyan ise, Şarki Karahisar Mebusu Serdarzade Mustafa beydir.

İşte bu muhalifin kesilmesi, Ordu"nun idari tarihinde bir dönüm noktası olacaktır.

  Serdarzade Mustafa bey, Ordu kazasının müstakil Sancak olmasına öncülük yapan şahıs olarak meclisteki müzakerelerde bu takrire neden karşı olduğunu açıklarken,kendisine bir çok sataşmalarda ve tarizlerde bulunulmuş fakat o hiçbir şekilde görüşlerini savunmaktan vazgeçmeyerek,Giresun"un ayrı, Ordu"nun ayrı birer müstakil Sancak olmasını savunmuştur.

    Meclis müzakereleri sırasında Serdarzade Mustafa bey"e, başta yine Şarki Karahisar Mebusu olan Memduh bey ile Bolu Mebusu olan Tunalı Hilmi bey ve bir çok arkadaşı destek vermişlerdir. Neticede buna da muvaffak olmuşlardır.
  

Büyük Millet Meclisinde alınan bu karara göre, 4 Nisan 1337 (1921) tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 69 sayılı kanunla “Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına merbut Fatsa ve Ünye kazalarının rapt ve ilhaki suretiyle Ordu müstakil Livası teşkil edilmiştir”, ayni tarih ve 68 sayılı kanunla da

  “ Merkezi Giresun olmak üzere Tirebolu,Görele kazaları ile Karahisarı Şarki Sancağına merbut Kırık nahiyesi ilhak edilmek üzere Giresun Müstakil Livası teşkil olunmuştur.”

 1924 yılında çıkarılan 71 sayılı Anayasanın 89.maddesine göre de (sancak) adları Vilayet ile değiştirildiğinden, Ordu ve Giresun (Vilayet) adı altında Mülki İdare içinde yerlerini almışlardır.

    Daha sonra Ordulular vilayet olmak için gereken masrafı tamamen kendileri karşıladılar.

    Bu karar, coğrafi ve iktisadi farklılık sebebiyle tarih boyunca Ordu ile pek az ilgisi olduklarını iddia eden, Ünye ve Fatsa"da büyük tepki ile karşılandı.    

   Ünye ve Fatsa halkı TBMM"ne çok sayıda telgraf çekerek, bu kararın değiştirilmesi, Ünye"nin vilayet yapılıp Fatsa, Terme ve Karakuş"un buraya bağlanması isteklerini  Milletvekillerine bildirdiler.

Ünye"de 17 Aralık 1920 tarihinde bunun için bir de miting yapıldı. Ancak bu teşebbüsler sonuç vermedi ve Ünye o tarihten bu yana Ordu"ya bağlı bir kaza olarak kaldı.

   Ama halen Ordu"nun Vilayet merkezi olmasını kabul edemeyen (Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi M. Ufuk MİSTEPE) gibi bir takım kesimler “İşte Gümüş Ülkesi Homeros"un Alybe"si ve Demir Ülkesi Unich (Iron smelted) ÜNYE"nin tarih sahnesinde siyasî ve ekonomik alanda ilk kez ORDU karşısında geride bırakıldığı makûs tarihtir bu 04 Nisan 1921 günü !!!” diye ÜNYE – FATSA ARASI adlı makalesinde ve (http://unyezile.com/unsa.htm) adlı sitesinde böyle kin kusarak ne yazık ki hale bu çağda böyle yazmaya devam edebiliyorlar.
  

Biz Ordu'lular yıllardır ihmal edilen 4 Nisan 1921 de Ordu'nun müstakil Sancak olmasını ve peşinden Vilayet oluşunu birilerine inat her yıl ciddi törenlerle kutlamalıydık, kutlamalıyız da...

 Bir tane sokağımıza minnetle Şarki Karahisar Mebusu Serdarzade Mustafa bey"in adını verebilirdik, ama Ordu'da yaşayanların % 100'ne sorun bu işlerden ve olaylardan hiç haberi yok...

İşte buyurun, Ordu'nun Vilayet olmasının ilginç öyküsü...

 Gerisi sizin kararınız...

arkadaşlar
muhsin kaymak
sevgili kardeşler ben ordu merkezden değilim ama bu ünyeli kardeşlerimi anlamakta güçlük çekiyorum yani kültürel,corafii,ekonomi olarak nefark var yada ne arıyorsunuz bilmiyorum il olarak orduya bağlanmak çokmu ağrınuıza gidiyo . kaldıkiş ben hehangi biir sorun da görmüyorum . aslında gurur duymak lazım evet büyük bir ilçe ama orduda küçük deil yani mesafe olarak giresun bize yakın nüfusuda ordudan az . ozaman giresunu orduyamı bağlayalım ilçe olarak bırakalım bunları
25 Nisan 2012 Çarşamba 20:19
geride kalan il ilçe münakaşaları
Barbaros MELETLİ
bir beldenin il olması veya olmaması... bu mudur, orayı değerli kılan, sorarım size? bu tartışmalar kimseye fayda sağlamaz artık, eskide kaldı bunlar, dünya globalleşti, artık ünye ankara, ordu istanbul'dur, bir tıklama mesafesindedir her yer. sevgili hemşehrilerim, önemli olan, bulunduğumuz yerde mutlu olabilmek, o beldeye ve halkına hizmet edebilmektir. ilin imkanlarından yararlanalım, devlet buraya hizmet getirsin gibi yaklaşımlar artık çook geride kaldı. nitekim öyle ilçeler var ki, ordu'nun 3-4 katı büyüklüğünde, misal; tarsus, gebze, iskenderun vs. kısaca değinmem gereken bir konu ise, ordu'nun il oluşunda bir mesudiyelinin inanılmaz katkılarıdır. uzak olması ve kültürel ve coğrafi ufak bazı farklılıklardan olsa gerek, mesudiyeyi ve mesudiyelileri ordu'lu bile kabul etmeme gibi görüşler hala kendini gösterebilmektedir, tarihin iyi bilinmesinde fayda var. Selamlar.
11 Nisan 2010 Pazar 18:52
çekişmeler bitmez
muhsin kaymak
saygıdeğer hemşerilerim ünyenin orduya bağlı olmasından rahatsızlık duyanları anlamıyorum karadenizin heryeri muhteşem biyerler biyere bağlanacak bunda bişeyler aramak aptalık olur neyani nüfusu vardiye ilmi olacak o zaman o şekilde birsürü ilçeler var onlardamı il olsun.bırakın bu işleride ilimizi ilçelerimizi nasıl tanıtırız bunlara bakalım selamlar.saygılar
03 Nisan 2010 Cumartesi 02:36
KİN KUSMAK
M. Ufuk MİSTEPE
Tarihî plâtformda tarih öncesine dek uzanan kültürüyle her daim varlığını göstermiş ÜNYE yerleşim biriminin lâyık olduğu mevkiini bilimsel plâtformda savunmak ve aklî çerçevede çıkarlarını korumak eyleminde bulunan bir araştırmacıya KİN KUSMAK tâbirini yakıştıran bu sözde makale yazarını esefle kınıyor ve şahsımdan özür dilemesini bekliyorum. Ordu, vilâyet olarak Ünye'yi bağrında taşıyacak ölçüde ne tarih ne ekonomi ne de coğrafya olarak uygun değildir. Mütegallibe sınıfının gafleti nedeniyle siyasî bir hataya kurban gitmiştir. Ne yazık ki Ordu, Ünye için üç gömlek dardır!
04 Nisan 2008 Cuma 12:46
ÖZEL HABER
Video Haber
Yazarlar
Nevzat AKATA
GünayDın
Abdullah AYDIN
Doç. Dr. Birol ERTAN
Mithat Baş
Adnan YILDIZ
Röportaj
Haftanın Haberi