Buğdayla pirinç mi; yoksa yakıt mı ?
“ 4x4 jeep otomobilin deposu buğday, mısır, pirinçten üretilen yakıtla dolarsa, fiyatı da böyle olur..." diye açıklama yapanlara buradan sesleniyorum...

“ 4x4 jeep otomobilin deposu buğday, mısır, pirinçten üretilen yakıtla dolarsa, fiyatı da böyle olur..." diye açıklama yapanlara buradan sesleniyorum...
  Kimine göre açlığımızı bastırmak için, kimine göre tüketmek için, ama sonuçta tüm canlıların yaşayabilmek için, gereksinim duyduğu temel gıdalarımız, üzerinde ne derseniz deyin, son günlerde bazı spekülatörler kirli oyunlar oynuyor..
  Bu senaryoyu yazanlar ve rol kesenler hayli tanıdık yüzler, ortalarda pek görülmeseler de siluetlerinden fark ediliyorlar..

Tarım Bakanımız Mehdi Eker, " TMO 31 bin ton çeltik satmış ama 4 firmaya değil, 70 firmaya" dese de bu alımların içinden özellikle dört firmanın çok büyük alım yaptığını belirtildiğinde "O kapasite ile alakalı bir durum. Eğer o firmaların talepleri ve fabrika kapasiteleri daha büyükse ona göre satış yapılmıştır. Gizli kapaklı bir durum değil..." diye savunmaya geçiyor..

Ama yinede Ali Cengiz oyunu belli iş ucundan kenarından sırıtıyor…
 

Geçtiğimiz yıllarda bu mihrakların, Fiskobirliğimizi parasız ve kredisiz bıraktırıp, serbest piyasada fındık fiyatlarını 1,5 milyona kadar düşürerek, kimleri ihya ettiklerini ve bir kısım gariban köylümüzü nasıl perişan ettiklerini yukarıda Allah, aşağıda herkes biliyor..

Ama tüm bu kazançlar onlara kafi gelmiyor, para hırsı bürümüş gözlerini..
  Peşinden daha büyük oyunlara başladılar, unla buğdayla başlattıkları zam sağanağını, sıvı yağdan bakliyata, pirinçten bulgura fakirin ekmeğine kan doğradılar…

O zaman fındık üreticisini stokçulukla suçlayanlar, şimdi aynı suçu işliyorlar, gözleri dönmüşçesine…
   Olan vatandaşa olmuş, kuyruklar hortlamış, ortalık toz dumana karışmış, ama yetkililer gayet rahat.

 Tarım Bakanı Mehdi Eker'e göre Türkiye'de böyle bir sorun yok.

”Hatta çok yakın bir gelecekte fiyatlar da yeniden aşağı inecek yeter ki, halkımız bir iki gün pilav yemesin pirinç fiyatları tepe taklak, aşağı düşer, görürsünüz” sözlerini kimse tınmıyor…

Şimdide asıl sorunun temelinde petrol fiyatlarındaki yükselmenin olduğunu belirtmeye başladılar.

Petrol fiyatları arttığı için, birçok ülke daha ucuz olan bioetonol ve biodizele yöneldiğini vurguladılar…

Pirinç, buğday, mısır ve patatesten bioetonol; Ayçiçeği gibi yağlı tohumlardan da Biodizel üretildiğini, bu ürünlrin gıda olarak piyasaya sürülmek yerine, yakıta dönüştürülüp satıldığını iddia ediyor, bazı uzmanlar ve siyasiler..
  

Gübre üretimi yapan devlete ait fabrikaları özel sektöre satarken, bu tüccarların gübreyi stoka çekerek, fiyatlar suni olarak yükselteceklerini, dolayısıyla üreticilerin gübre bulmakta güçlük çekeceklerini, bu nedenlerle üretimin düşeceğini, daha çok tarım ürününün ithal edileceğini, sonuçta bozuk olan makro ekonomik dengelerin daha da bozulacağı zaten baştan belliydi.

  Tarımsal üretimimiz gübresizlik ve diğer maliyetler yüzünden her geçen gün azalırken, ithal hibrit ve hormonlu gıdalarla beslenen, daha çok tüketmek için sürekli kredi kartları vasıtasıyla borçlanan bir toplum haline getirildik.
 

  Köyden ve kırsal bölgelerden büyük şehirlere göç edenlerin yanında, köyde kalanlarda tarlasında üretmeyi bırak(tırıl)ıp, maydanozdan yumurtaya, domatesten ekmeğe ve süte kadar her türlü ihtiyacını bakkaldan fırından karşılamaya başlayınca , olanlar o zaman felaket oldu..

  Sonuç olarak; yakıtı Rusya'dan, pirinci Amerika'dan gelen bu milletin pişirdiği pilavın nihayet dibi tuttu , yiyenin midesine oturdu, artık geçmiş olsun..

http://www.ordukentgazetesi.com/ sitesinden 03.02.2023 tarihinde yazdırılmıştır.