SES'den 2007 değerlendirmesi

KESK Dönem Sözcüsü ve SES Ordu Şubesi Başkanı Halil Bayramoğlu SES üyeleri ve KESK yöneticileri, Boztepe Devlet Hastanesi önünde toplanarak 2007 yılını değerlendirdiği bir açıklama yaptılar.

KESK Dönem Sözcüsü ve SES Ordu Şubesi Başkanı Halil Bayramoğlu SES üyeleri ve KESK yöneticileri, Boztepe Devlet Hastanesi önünde toplanarak 2007 yılını değerlendirdiği bir açıklama yaptılar.

Bayramoğlu"nun yaptığı açıklama şöyle:

“Aile Hekimliği Pilot Uygulamaları Yaygınlaştı,

2005 yılında Düzce" de başlatılan Aile Hekimliği pilot uygulaması 2007 yılında 13 İl"e yaygınlaştırıldı. Pilot uygulamanın sonuçları değerlendirilmeden 2008 yılında 59 İl"e yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Sağlık Bakanlığı, birinci basamak sağlık hizmetlerini özelleştirmek amacıyla Dünya Bankasından kredi aldı. Maaşları Dünya Bankası tarafından ödenen saha koordinatörleriyle birlikte bu programı yürütmektedir. Sendikamızın uygulamanın yarattığı sonuçlara ilişkin elde ettiği veriler toplum sağlığı açısından durumun vahametini göstermektedir.

Kamu Hastaneleri Ticari İşletmelere Dönüştürülmeye Çalışıldı

2007 yılı boyunca kamu hastanelerinin parça parça özelleştirilmesi amacıyla hizmet alımları 2007 yılı boyunca kamu hastanelerinin parça parça özelleştirilmesi amacıyla hizmet alımları yaygınlaştırıldı. Hastanelerin radyoloji, görüntülenme merkezleri, laboratuvar, yoğun bakım gibi hizmet birimleri özel sektöre ihale edilmeye çalışıldı. Sendikamızın açtığı davalarla ihalelerin büyük çoğunluğu engellendi. Ancak Sağlık Bakanlığı Hastaneleri ticari işletmeye dönüştürmekten vazgeçmedi. Bugünlerde TBMM komisyonlarında görüşülen “Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Hakkında Kanun Tasarısı” bu amaçla hazırlandı.

Genel Sağlık Sigortası Kapıda

AKP Hükümetinin yıllardır çıkarmak istediği Genel Sağlık Sigortası önümüzdeki günlerin en yakıcı gündemi olma özelliği taşıyor. Sendikal mücadelemiz ve en son Anayasa Mahkemesinin birçok maddesini iptal etmesiyle yürürlük kazanmayan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı yeni düzenlenmiş ve eskisinden daha ağırlaştırılmış içeriği ile TBMM gündemindedir.

Sağlık Çalışanlarının Çalışma Süreleri Uzatıldı

1978 yılında başlatılan, kamu sağlık kurumlarında tam gün uygulamasını ortadan kaldıran 12 Eylül darbesi, 1982 Anayasası ile sağlık çalışanlarının tüm ekonomik ve sosyal haklarını geri almış ama tam güne özgü 45 saat çalışmayı koruyarak adeta sağlık çalışanlarından intikam almaya çalışmıştır. Ancak değişen tüm hükümetler bunu uygulamamış sağlık çalışanları 2007 yılına kadar haftalık 40 saat çalışmaya devam etmişlerdir. Tüm 657" liler 40 saat çalışırken; Türkiye" nin imzaladığı “Avrupa Sosyal Şartı” nın 2. Maddesi çalışma sürelerinin azaltılmasını içerirken, yüksek konsantasyon gerektiren, zor ve yıpratıcı işlerin başında gelen sağlık hizmeti sunucularına 2007 yılında çıkarılan “torba yasa” ve genelgelerle hiçbir hukuki, insani ve bilimsel yanı olmayan 45 saat çalışma dayatıldı.

Radyoloji çalışanlarının haftalık 25 saatlik çalışma süreleri 45 saate çıkarıldı. Kansere davetiye çıkaran Sağlık Bakanını bu konuda ancak sendikamızın açtığı dava durdurabildi.

Güvencesiz Çalışma Yaygınlaştı.

2007 yılında genel seçimlerin de etkisiyle personel alımı yapan Sağlık Bakanlığı tercihini kadrolu istihdamdan yana değil sözleşmeli istihdamdan yana kullanmıştır. 2007 yılında 30 bin civarında 4/b" li ve 5500 vekil ebe alımıyla güvencesiz çalışma yaygınlaştırılmıştır. (Toplam 60 binin üzerinde) Taşeron çalışanların sayısını ise Sağlık Bakanlığı bile bilmemektedir.

Personel Açığı Giderilmedi.

Kurumsal sağlık hizmeti anlayışından uzaklaşan Sağlık Bakanlığı, personel açığı gideremiyor. Önce mecburi hizmeti kaldırıp daha sonra tekrar getiren Sağlık Bakanı çelişkili ve ağırlıkta sağlık hizmetlerini özel sektöre devretmeyi amaçlayan uygulamalarıyla sağlık çalışanlarının güvenini çoktan kaybetmiş durumda. Özel sektörün Bakanı gibi çalışan Sayın Akdağ, sırf 2007 yılının son 6 ayında devlet hastanelerinden özele geçen 2 bin 360 uzman hekimin durumunu nasıl açıklayacaklar?

Sağlık Hizmetlerine Seçim Popülizmi

Daha önce sağlık ocaklarına yazar kasa koyarak paralı hale getirenler, 22 Temmuz genel seçimleri öncesi sağlık ocaklarının ücretsiz olduğunu ilan ettiler. Bir sağlık sisteminin olmazsa olmazı kabul edilen sevk zincirini kaldırdılar. “Her isteyen istediği hastaneye gidecek” vaadiyle kamusal sağlık sistemini yok etme pahasına yurttaşlara şirin gözükmeye çalıştılar.

Sağlıkta Yolsuzluklar Arttı.

Sağlıkta özelleştirme uygulamaları yolsuzlukları artırdı. Özel sektörden hizmet alımlarının artması, ihaleler, özel sektör teşvikleri rant kavgasını alevlendirdi.

Sağlık Harcamaları Arttı. Sağlık Göstergeleri Değişmedi.

AKP"nin iktidara geldiği 2002 yılında GSYİH içinde 11 milyar dolar olan sağlık harcamaları 2007 yılında 30 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan kaynağın sürekli azalmasına bağlı olarak sağlıkta eşitsizlikler daha da derinleşti. Sağlık harcamalarındaki artış sosyal güvenlik kurumlarını zor duruma düşürürken sağlık göstergelerinde iyileşme sağlanamadı. Kamudan özel sektöre kaynak aktarıldı.

Sendikamıza Baskı ve Sürgünler Arttı.

Sağlıkta özelleştirme politikalarına, güvencesiz, uzun süreli çalışmaya, angaryaya, ücret adaletsizliğine karşı mücadele eden sendikamız AKP Hükümetinin Sağlık Bakanlığının hedefi haline geldi. Yalnızca Kırklareli Şube Yöneticilerimiz bir yıl içinde iki kez sürgün edildiler.

2008 HERKESE SAĞLIK VE GÜVENLİ GELECEK YILI OLSUN

Sağlık ve sosyal güvenlik hizmeti devletin lütfu değil, tüm toplum fertlerinin doğuştan kazanılmış en temel insan hakkıdır. Yurttaşlarımız bunun için yeterince vergi ödemektedir.

Kamu sağlık kurumları özelleştirilmiş, sağlık hizmetleri piyasanın acımasız işleyişine bırakılmış bir ülke istemiyoruz. TBMM gündemindeki SS ve GSS Yasasıyla çocuklarımıza sosyal güvenlik hakkı kullanılamaz hale getirilmiş, geleceği olmayan bir ülke bırakmak istemiyoruz.

IMF ve DB tarafından ülkemize dayatılan sağlıkta özelleştirme programı, sağlıkta yıkıma yol açan “dönüşüm” programı durdurulmalıdır.

Aile Hekimliği uygulamasına son verilmeli, kamu hastanelerinin ticari işletmelere dönüştürülmesinden vazgeçilmeli, bu amaçla hazırlanan Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulaması Yasa Tasarısı geri çekilmelidir.

140 YTL üzerinde geliri olan her yurttaşı prim yükümlüsü kılan ödediğimiz vergiler yetmezmiş gibi toplumu ikinci kez vergilendiren, sağlık hizmetlerinin her aşamasını paralı hale getirmeyi hedefleyen Genel Sağlık Sigortasından vazgeçilmelidir.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sağlık Haberleri